Kızı bıraktıktan sonra bana döndü. “Jules Marchenoir’ı hatırlarsın,”
dedi.
“Evet. İlk geldiği hafta birlikte yürümüştük. Bushwick’teki şu
numaları E-Ticaret indirmiştik,” dedi Ava kaskatı bir şekilde, ellerini kalçalarına
koyup gözlerini bana dikerek.
“Ah doğru ya, unutmuşum,” dedi Gold. “İçeri gelebilir miyiz?”
Kızın bana karşı tepkisini o bile fark etmişti ve şaşkın bir halde, bedeniyle
kapı girişini kapatmayı bırakıp bizi içeri davet etmesini bekliyordu.
“Tabii ki,”
diye cevap verdi Ava, kafasındaki sis bulutlarını temizler
gibi başını iki yana sallayıp geçmemiz için kenara çekilerek.
Kapıyı kapatıp çift dilli kilidi çevirdikten sonra bizi eski tip bir şö
minenin etrafına yerleştirilmiş yüzyıl-ortası minimalist tarz koltukların
bulunduğu geniş odaya buyur etti.
Saçak saçak tüylü bıyıkları almış başını gitmiş olan şu cins eticaret köpeklerden bir tanesi şöminenin önündeki kilimin üzerinde yatıyordu
ve bizi görünce göbeğini okşatmak için sırt üstü devriliverdi.
Gold da bu sevgi gösterisini karşılıksız bırakmayarak beyaz takım
elbisesini çömelmeye uygun hale getirdikten sonra “Verayla” bebek
gibi konuşmaya eticaret sitesi başladı ve mutluluktan ölen köpeği adeta köpek
cennetine yolladı.
Belli ki Gold buraya daha önce de gelmişti -etrafa ikinci kez
bakmadı bile- oysa ben odanın içindekilerden büyülenmiştim. Sa-
40
nat. Her yerde.
Kendime engel otamıyordum: Bakmak zorundaydım,
resimden resme geçe geçe hepsini dikkade inceledim. İsimleri
hayal meyal tanıdık gelen sanatçıların popüler sanat örneklerinden
çok vardı. Duvarda imzalı bir Velvet Underground posteri ası
lıydı, Ava’ya, benim biricik gerçek aşkım (pek çoğunun yanı sıra), Lou
ve onun altında da, Suç ortağı kız kardeşler: Ava + Nico, yazıyordu.
Sehpalardan birinin üzerindeyse çerçevelenmiş,seo firması kara kalem bir Salvador
Dali çizimi duruyordu: kafasının yerinde bir buket çiçek bulunan
çıplak bir kadın resmiydi bu, hemen altına da şöyle bir ithaf
çiziktirilmişti, Ulvi Güzellikteki Ava’ya.
Ve şömine rafının hemen üstünde piece de resistance, yani en
önemli eser bulunuyordu: Bizzat Warhol tarafından yapılmış,
Ava’nın baş kısmına ait dev bir serigrafı baskı. Resimde Ava’nın saç
ları desenli bir türbanın içine saklanmış, seo çenesi de sanki başkaldırır
gibi havaya kalkmıştı. Koyu bakır rengi teni, çıkık elmacık kemikleri
ve badem biçimindeki gözleriyle bir tür yerli savaşçı gibi görünü
yordu ama nerenin yerlisi, işte o belli değildi.
,
http://www.netfirtina.com
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder